Sa'd Bin Ebi Vakkas (r.a)

Dini içerikler >> Sahabeler

Sad bin Ebi Vakkas anne ve baba tarafından Hz. Peygamberde birleşir. Annesi Zühreoğullarından Hamne Binti Ebu Süfyandır. Oğlunun Müslüman olduğunu öğrendiğinde onu dininden döndürebilmek için her türlü yola başvurmuştur. Annesi, “Allah’ın sana akraba ile ilgilenmeyi, anne-babaya iyilik etmeyi emrettiğini söyleyen sen değil misin?” der. O da evet der.

Devamını oku...
 
Kardeşlik Dediğin İşte Böyle Olur

Yazılar ve Yazarlar >> Seçme Makaleler

Hz. Peygamber Efendimiz, Mekke’den Medine’ye hicret ettikten sonra Mekke’den gelen Muhâcirlerle Medine’nin yerlisi olan Ensâr’ı birbirine kardeş yaptı. Hicretten hemen sonra gerçekleştirilen bu olaya karşılıklı kardeşleştirme mânâsında “Muâhât” denildi. Muâhât, Medine’ye muhâcir akını devam ettikçe yürürlükte kaldı. Yeni gelen muhâcirlere yeni kardeşler bulundu. Muhâcirler, Medine’de Ensâr kardeşlerinin evinde kalıyor ve onlarla birlikte yeni bir hayata tutunuyorlardı. Bu bir müddet böyle devam edip gitti.

Devamını oku...
 
Resulullah (sav)’ın Alemlere Örnek Hicreti

PEYGAMBERİMZ >>PEYGAMBERİMİZİN HAYATI (sav)

Yüce Allah Kuran’da, gerçekten iman edip etmediklerini ortaya çıkarmak için insanları çok çeşitli olaylarla deneyebileceğini bildirmiştir.Allah’ın bildirdiği bu “sınama”lardan biri, Peygamberimiz (sav)’in hayatında en güzel örneklerinden birini gördüğümüz “hicret” olayıdır. Peygamber Efendimiz (sav) ile birlikte hicret eden müminler, sahip olduklarıherşeyi geride bırakarak Allah Katında şerefli olan bir hayatı seçmişlerdir.

Devamını oku...
 
Hicret ve Hicri Yılbaşı 3

Dini içerikler >> Dini Bilgiler

"Birinci Akabe Biatı" adıyla anılan bu buluşmada Yesribliler ALLAH Teâlâ'ya ortak koşmayacaklarına, çocuklarını öldürmeyeceklerine, birbirlerine iftirada bulunmayacaklarına, Resûlullah (S.A.V.) Efendimizin emirlerine uyacaklarına dair söz verip kendisine biat ettiler. Bedir'de Resûlullah (S.A.V.) Efendimizin beraberinde hazır bulunmuş olanlardan ve Akabe gecesindeki sahâbîlerden olan Ubâde b. Sâmit (R.A.) hadiseyi şöyle anlatır: Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz etrafında sahâbîlerinden bir cemâat mevcut olduğu hâlde şöyle buyurdu:

Devamını oku...
 
Hicret bir başlangıç

Dini içerikler >> Dini Bilgiler

Hicret YÜCE Allah, emir ve yasaklarını insanlara tebliğ etmek üzere peygamberler göndermiştir. Görevleri sadece insanları doğru yola ulaştırmak olan bu kutlu elçilerin hemen hepsi, pek çok işkence ve zulme maruz kalmışlardır. Bazıları öldürülmüş, bazıları da yurtlarından göçe zorlanmış, bazıları da toplumdan soyutlanarak baskı altında tutulmuşlardır. Hâlbuki bu kutlu elçiler, gönderildikleri toplum için rahmet, şefkat ve sevgi kaynağıdırlar. Onlara gönül kapılarını kapatan toplumlar, aslında insanî fazilet ve erdemlere kapısını kapatmaktaydı.

Devamını oku...
 
Hicret ve Hicri Yılbaşı 2

Dini içerikler >> Dini Bilgiler

ALLAH elçilerinin sonuncusu, âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) Efendimiz de insanları, şirki ve küfrü, vahşet ve zulmü terk edip sadece Yüce Yaratana ibadete, adalete, merhamete, insanî erdemlere davet etmekteydi. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin gönderilmesiyle ölmüş kalpler dirildi, pörsümüş vicdanlar merhamete kavuştu, insanlık, yolunu düzelterek, yeniden huzur buldu. Ancak Mekke-i Mükerreme'liler bu ilahi rahmetin değerini gereği gibi kavrayamadılar.

Devamını oku...
 
Müslimler ve gayr-i müslimler kimlerdir

Yazılar ve Yazarlar >> MEVLÜT ÖZCAN - İlahiyatçı/Yazar

Kur’an-ı Kerim, yaratılışın gayesini: a- Allah’a iman ve b- O’nun iradesine uygun yaşama şeklinde belirler. İlgili âyetler: * Bakara: 21 * Zâriyât: 56 * Mülk: 21

Devamını oku...
 
Efendimizin Mekke’den Medine’ye Hicreti (622)

Hisarbab Menü >> Tarih >> TARİHTE BUGÜN

Hicret bir yerden başka bir yere göç etme demektir. Müşriklerin zulümleri yüzünden Mekke'de Müslümanlar barınamaz hâle gelmişlerdi. Bu sebeple 2'inci Akabe Bîatında Hz. Peygamber (s.a.s.) ve Müslümanların Medine'ye hicretleri de kararlaştırılmıştı. Rasûlullah (s.a.s.) "Sizin hicret edeceğiniz yerin iki kara taşlık arasında hurmalık bir yer olduğu bana gösterildi..." diyerek Müslümanların Medine'ye hicretlerine izin verdi. 2'inci Akabe Bîatı, Peygamberliğin 12'nci yılının son ayı olan Zilhicce'de yapılmıştı. 13'üncü yılın ilk ayı Muharrem'de (622) Medine'ye hicret başladı. Mekke'den Medine'ye ilk hicret eden, Beni Mahzûm'dan Abdülesed oğlu Ebû Seleme, en son hicret eden ise Rasûlullah (s.a.s.)'in amcası Abbâs'tır.

Devamını oku...
 
Hicret ve Mus’ab Bin Umeyr r.a.

HİSAR-GENÇLİK >> Gençlik Dünyası

Hak-bâtıl mücadelesi ilk insandan bu yana süregelmektedir. En son ilâhi din olan İslâm’ın yeryüzünü aydınlatmaya başlamasıyla birlikte, bu mücadele doruk noktaya ulaşmıştır. 610 yılında Mekke semalarını aydınlatmaya başlayan İslâm güneşi, vahşet ve kötülüklerinin devamını isteyen karanlık zihniyetin uykusunu kaçırmıştı.

Devamını oku...
 
Hicret ve Hicri Yılbaşı 1

Dini içerikler >> Dini Bilgiler

Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin Mekke-i Mükerreme'den Medine-i Münevvere'ye hicret, göç etmelerini tarih başlangıcı olarak esas alan takvime "hicrî takvim" denir. Bu takvim, ayın yörüngesi üzerindeki dönüşüne göre düzenlendiği için: "Kamerî, ay takvim", bütün İslâm ülkelerinde kullanılageldiği için de "İslâm takvimi" diye de isimlendirilmiştir. Oniki ay esasına dayanan hicrî takvim yılı, Muharrem ayı ile başlar ve Zilhicce ayı ile sona erer. Hicrî, kamerî aylar şunlardır: "Muharrem, Safer, Rebiulevvel, Rebiulahîr, Cemaziyelevvel, Cemaziyelahir, Receb, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade ve Zilhicce. Lütfen ezberleyelim ve çocuklarımıza da ezberletelim.

Devamını oku...
 
Hutbe: Ana-Baba’ya karşı sorumluyuz!

Dini içerikler >> CUMA HUTBELERİ

Hiç bebek olmadan, anında büyüyen bir canlıya rastladınız mı? Peki ya anasını-babasını sevmeyene? Ne yazık ki, insanoğlu da bebeklikten itibaren anasının-babasının yanında büyüdüğü hâlde, o mübarek insanları daha sonraları itip kakabiliyor ve onları ihmal edebiliyor. Tabii bunun bir de tam tersi vardır.

Devamını oku...
 
Ana-baba fedakârlığı

Yazılar ve Yazarlar >> Seçme Makaleler

İnsanı yaratan, besleyen, rızıklandıran ALLAH Teâlâ; özenle büyütüp yetiştiren, eğiten, şefkatle koruyan anne-babadır. ALLAH Teâlâ yarattıktan sonra, insanoğlunun ilk karşılaştığı, ilk terbiye aldığı kimse, annesidir, babasıdır. Bu sebeple öncelikle onlara çok iyi davranması gerekir.

Devamını oku...
 
Ana-Babaya itaat etmek

Dini içerikler >> Dini Bilgiler

Rabbimiz Kur'an'da, kendisinden başkasına ibadet etmememizi ve anne babaya iyilik etmemizi emrediyor. Çünkü anne babanın çocuk üzerindeki emeği büyüktür. Rabbimiz ayetinde şöyle buyurur: "İkisinden birisi yahut her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara öf bile deme; onları azarlama onlara güzel söz söyle; onlara rahmet ve şefkat dolu tevazu kanadını ger. Onlara alçak gönüllü ve şefkatli davran ve onlar hakkında dua edip şöyle de: Ey Rabbim, bunlar küçükken beni nasıl yetiştirip büyüttülerse, sen de onlara merhamet et, acı." (İsra Suresi, ayet 23-24)

Devamını oku...
 
Allah cümlemizi aşkı tadan kullarından eylesin...

Yazılar ve Yazarlar >> Yazarlardan Seçmeler

Tasavvufta Allah'a duyulan sonsuz sevgi, "aşk" kelimesiyle ifade edilmiştir. Bu nedenle, kalbini dünyevî etmenlerden arındıran ve yüreğini sadece Allah aşkıyla dolduran bir dervişin gözünde, Allah'tan başka hiç bir şeyin değeri yoktur. Çünkü Allah'a gönül verilmiş, Allah candan sevilmiştir.

Devamını oku...
 
Efendimiz’in (sas) kullandığı 40 öğretme metodu

Efendimiz (sas) hayatının her karesinde anlatacağı bir hususu en uygun ve en güzel bir üslupla anlatmış ve öğretmede de aynı metodu kullanmıştır. Bütün insanlığa rehber olan Efendimiz (sas)’in hayatına bakıldığında O’nun öğretim adına kullandığı bazı metotları öğrenmek, bütün insanlar için iyi bir örnek oluşturacaktır. Burada Efendimiz’in kullandığı her bir metoda, onun hangi söz veya davranışının dayanak olduğunu anlatmak yerine sadece metodu söyleyip geçmek istiyoruz:

 

Devamını oku...
 
Kul tercih eder, Allah yaratır

Yazılar ve Yazarlar >> MEVLÜT ÖZCAN - İlahiyatçı/Yazar

Hiç düşündünüz mü? Bütünüyle hayat tercihtir. Batılı bir düşünür: “Bir insanın en büyük gücü, seçebilme gücüdür” demiş. Doğru mu söylemiş. Hayır! Bu ifade yanlış bir değerlendirmedir. Peki, bu cümlenin doğru şekli nasıldır? Meseleyi şu yönüyle değerlendirelim: Batılılar insanı, sanki gerçek güç ve kuvvetin sahibi gibi zannediyorlar.

Devamını oku...
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 / 412