MİSAFİR NAMAZI BAHSİ

İmam Ebû Hanîfe, Şâfü ve Ahmed'e göre; misafir, mukime (o yörede ikamet eden) uyarsa kasretmez, na­mazı tamam kılar, namazın bir cüz'üne iktida etse dahi mukim gibi tamam kılar.

 

İmanı Mâlik'e göre; misafir bir rek'at kadar mukime uyarsa mukim gibi namazı tamam kılar, mukime uydu­ğu miktar bir rekâttan az olursa kasreder (kısaltır).

İmam Şafiî'nin kuvvetli görüşüne göre; bir misafir, mukimin kıldırd]ğı cuma namazına öğle namazına niyet ederek uyarsa, cuma mukimin namazı olduğu için misa­fir namazını tamam kılmak mecburiyetindedir.

BÖLÜM : 5

İmam Şafiî, Mâlik ve Ebû Hanife'ye göre; kaptan ef-rad-ı ailesiyle beraber olsa dahi namazını kasreder. Oru­cunu yemekte dahi ruhsatlıdır. Bunun gibi daima nakil vasıtaları ile beraber seyahat edenler, hem namazın kas­rında ve hem de oruçta ruhsatlıdırlar.

İmam Ahmed'e göre: «Kaptan ve kira ile mal ve in­san taşıyan efrad-ı ailelerini beraberlerinde taşırlarsa bi­le namazlarını kasrederler.

BÖLÜM : 6

Dört mezheb ve cumhur-u ulemanın ittifakiyle; ka­sırla namaz kılmak mekruh değildir. İster revatıp sün­netler olsun, ister sair nafileler olsun.»

Sahih-i Buhârî ve Müslim'de sabit olduğu gibi; bir cemaat, seferde nafile kılmayı iyi görmemişlerdir, bun­lardan İbn-i Ömer, seferde sünnet kılanları kınamıştır.»

BÖLÜM : 7

İmam Mâlik ve Şafiî'ye göre: «Misafir, gittiği yer­de —gidiş ve dönüş günleri hariç—, dört gün kalacağım niyet ederse, mukim sayılır, kasırla namaz kılamaz.»

İmam Ebû Hanife'ye göre; misafir gittiği yerde an­cak onbeş gün kalacağını niyet ederse, mukim sayılır, namazları tamam kılar, kasr etmez.

İmam Ahmed'e göre; bir misafir gittiği yerde arka arkaya yirmi vakit namaz kılarsa haliyle mukim sayılır. Namazları kasırla kılamaz.

İmam Ebû Hanîfe'ye göre; bir misafir, gittiği yer­de onbeş gün kalmayı niyet etmez, işi ne zaman biterse gideceği azminde olursa, senelerce orada kalsa da na­mazı kasren kılar.

İmam Şafiî'ye göre; bir misafir, gittiği yerde dört gün kalmayı niyet etmez, işi biterse oradan ayrılır, aslo-îan; onsekiz günlük bir müddet orada kalırsa haliyle mu­kim olur; namazları tamam kılmaya mecburdur.

İkinci kavil dört gün, üçüncü kavle göre ebediyyen namazını kasreder. Bu görüş Ebû Hanife'nin de mezhe­bidir.

BÖLÜM : 8

Dört mezhebin ittifakı ile: «Hazerî zamanda geçir­diği namazları, seferi halinde kaza ederse tam kılar.»

İmam Ebû Hanîfe ve Mâlik'e göre; seferi halinde geçirdiği namazları, haber halinde kaza ederse, seferi namazı kaza eder.

İmam Ahmed ve Şafiî'nin essah (en sıhhatli) elan kavline göre; seferde geçirilen namazlar, hazer halinde tam kılınır. İkinci kavline göre, kasır yapar. Bu görüş aynı zamanda Ebû Hanîfe ve Mâlik'in görüşüdür.

(devamı gelecek haftaya)